Meyveyi taze, sebzeyi çiğ yiyin, sağlıklı kalın

Sebze ve meyveler, mineral ve vitaminlerle hücreyi koruyan antioksidanlar bakımından zengindir.

Birçok hastalık vücudun savunma mekanizmasının düşük olduğu dönemlerde kapımızı çalar. Kanserin yaygınlaştığı son zamanlarda beslenmeye ve özellikle de taze sebze meyve tüketimi önem kazanıyor. Meyve ve sebzeleri doğal halinde tüketme isteği toplumumuzda yaygın bir durum.

Vitamin ve mineraller, vücutta enerji ihtiyacını karşılamasa da enerjinin kullanılmasında gerekli. Sinir ve sindirim sisteminin normal çalışması için yeterli miktarda tüketmek gerekir. Yaşamımızı sürdürmemiz için elzem olan vitamin ve mineraller vardır. Bunların en iyi kaynağı ise sebze ve meyvelerdir.

Lifli gıdalar bağırsak sorunlarına birebir

Çiğ sebze ve meyveler, içeriğindeki posaları sayesinde lifli beslenmeye en büyük katkıyı sağlar. Posalı beslenme kolesterolü düşürdüğü gibi kalp sağlığına da olumlu etkiler. Sebze ve meyvelerin içeriğindeki lif, kabızlığı önleyici rol oynar. Bağırsak sorunu yaşayanlarda veya sıkıntılı dönemlerde sıklıkla yaşanan kabızlık için 1 kâse salata veya taze doğranmış meyveler bu rahatsızlığı kısa sürede geçirir. Ayrıca içeriğinde bulunan karbonhidrat sayesinde; ana öğünlerde tüketilen salata ve sebze yemekleri ile ara öğünlerdeki meyveler tokluk sağlar ve kan şekerini düzenler.

Sebze ve meyveler, toplanma aşamasından sonra yanlış hazırlanma ve pişirilme sürecinde vitamin kaybına uğrar. Bu nedenle hasattan tüketilinceye kadar her aşamada dikkatli olmak gerekir. Pişirmede oluşacak kayıpları en aza indirmek ve sebzenin canlılığını korumak için dikkat edilecek hususlar:

Sebzeler hasat edildikten sonra yaralanıp ezilmeden serin yerde saklanmalıdır.

Sebzenin ve meyvenin doğal rengini korumak için kısa sürede pişirmek gerekir. Pişirme süresini uzadıkça besin değerindeki kayıplar artar.

Pişirme sırasında kapağı mümkün olduğunca az açın.

Sebzeler tencereye koyulmadan hemen önce parçalanmalı. Pişmeye yakın kesilen sebzede C vitamini kaybı az olur. El ile parçalanabilecek marul, fasulye, ıspanak gibi besinlerin haricinde diğer sebzeleri keserken bıçak mümkün olduğunca az temas ettirilerek, daha büyük parçalarda kesilmelidir.

Kurubaklagilleri pişirerek tüketin

Baklagiller olgunlaşmış bitki tohumları olup karbonhidrat ve protein içeren beslenmede sıklıkla yer alması gereken besinlerdir. Nohut, mercimek, soya fasulyesi, bezelye, kuru fasulye, bakla, bezelye, börülce bunlardan bazılarıdır. Tohumun dışı posadan, iç kısımları ise nişastadan oluşur. Kurubaklagillerde az miktarda bulunan yağ çoklu doymamış yağ asitleridir. En yağlısı soya fasulyesidir. Bunun dışında kalsiyum, demir, çinko ve magnezyumdan da zengindir.

* Memorial Hastanesi

Pişirilen sebzelerde vitamin kaybı

Patates gibi yumru sebzeler pişirilince B vitamini kaybı % 25-90, C vitamini kaybı ise % 40-50 arasına çıkabilmektedir. Lahana, ıspanak, marul, semizotu gibi yaprak sebzelerde pişirme sırasında B vitamininde % 30-90, C vitaminde % 70 civarı kayıplar görülmüştür. Bazı sebzeler hazmı kolay olması açısından pişirilmeden tüketilebilir. Semizotu, ıspanak, havuç, kereviz, biber, soğan, karnabahar gibi sebzeleri çiğ olarak besin değeri kaybolmadan salatalarda tüketebilirsiniz. Gastrit, reflü gibi sindirim rahatsızlıkları olanlar, sezaryen ile yeni doğum yapmış olan anneler dışında herkes çiğ sebzeleri rahatlıkla tüketebilir.

ZAMAN
YAZI DYT. ŞEFİKA AYDIN*

Leave a Reply