Archive for the 'Edebiyat' Category

Edebiyatımızda İlkler

» İlk yerli tiyatro eseri: Şinasi / Şair Evlenmesi /1859
» İlk yerli roman: Şemsettin Sami / Taaşşuk-ı Talat ve Fıtnat
» Batılı tekniği uygun ilk roman: Halit Ziya Uşaklıgil/Aşk-ı memnu
» İlk çeviri roman: Yusuf Kamil Paşa/ Fenelon’dan Telemak /1859
» İlk köy romanı: Nabizade Nazım / Karabibik
» İlk psikolojik roman: Mehmet Rauf / Eylül
» İlk realist roman: [...]

Masal Tekerlemeleri

Masalların başında sözcüklerin ses benzerliğinden yararlanılarak söylenen yarı anlamlı, yarı anlamsız söz dizileri vardır. Bunlara “tekerleme” denir.
Masal tekerlemeleri birbirleriyle pek ilgisi olmayan, ancak dinleyicinin ilgisini masala çekmek için bir araya getirilmiş sözlerden oluşur. Tekerlemenin asıl güzelliği de, birbirleriyle ilgisiz gibi görünen bu tür sözlerin bir düzen içinde sıralanmasındadır. Bu da bir söz ustalığını gerektirir. Bu [...]

Tekerlemeler

Tekerleme, çocuğun dinleme, konuşma ve dilin anlam yapılarının,  cümlelerin, dilin özelliklerini, sık sık yapılan tekrarlarla ezber alışkanlığını kazandırarak çocuğun psikomotor becerilerinin gelişmesine katkıda bulunur. Dilin telaffuzu, boğumlaması ile bir bütün halinde öğretilmesine katkıda bulunur. Dildeki sembolleri, alegorik anlatımı, sebep-sonuç ilişkisine dayandırarak dilin mantıksal dizinini kavratır. Dilin matematiğini geliştirir. Dilin gülmece ve eleştirel boyutunu tanıtır.
“Ebe ebe [...]

Ağıtlar

Ağıt, genellikle bir ölüm’ün ya da acı, üzücü bir olayın ardından söylenen halk  türkü’südür. Doğal afet’ler, ölüm, hastalık gibi çaresizlikler karşısında korku, heyecan, üzüntü, isyan gibi duyguları  ifade eden ezgili sözlerdir.  Ağıt söylemeye  ağıt yakma,  ağıt söyleyenlere ise  ağıtçı denilmektedir.Ağıtın İslamiyet Öncesi  edebiyattaki adı sagu,  divan edebiyatındaki adı ise mersiyedir.
Tarihin herhangi bir döneminde yaşanmış olaylar [...]

Ninniler

Annenin çocuğunu uyutmak için kendine özgü bir ezgiyle söylediği şiirlerdir. Belli bir  kafiye  ölçüsü olmadığı gibi, çoğu zaman dizeler arasında tam bir  ölçü birliği de görülmez. Hatta ninnilerin dörtlükler halinde olmayanları da vardır
Çocuğun uyumasının sağlanması ya da ağlamasının durması için, sade bir dille ve hece ölçüsüne göre ezgili olarak söylenen ezgili şiirlerdir.Söyleyeni belli olmayan bu [...]

Mani Örnekleri 11

Fındık yaprağı yeşil
Döşür Eminem döşür
Bu akşam geleceğim
Şekerli kahve pişir
Fındığı harman ettim
Derdimi ferman ettim
Hiç üzülme Fadimem
Efkârım derman ettim
Fındık dalda sararmış
Yaprakları kararmış
Yârim beni kaybetmiş
Bahçelerde ararmış

Mani Örnekleri 10

İstanbul’dan gelirken
Aldım pilili etek
Konuşmaya yüzün yok
Manilere dikkat et
Geline bak geline
Kına yakmış eline
Ne mutlu bu geline
Gidiyor sevdiğine
Motor geliyor motor
Ekinlik arasından
Ben yârimi tanırım
Saçının dalgasından

Mani Örnekleri 9

Güle bindim gülmedim
Gülden düştüm ölmedim
Küçükken bir yar sevdim
Yar kıymeti bilmedim
Sarma sararım sarma
Toprak tenceresine
Gel konuşalım yârim
Mutfak penceresine
Yelek örerim yelek
Örnek ararım örnek
Örnek değil merakım
Bir kere yâri görmek

Mani Örnekleri 8

Suyoludur suyolu
Boş giden gelir dolu
Bana nikâh yapacak
Muhtarın büyük oğlu
Seni severim yârim
Günü günlere ekle
Sana gelirim yârim
Köşe başında bekle
Doldur yârim testini
Şu karşıki çeşmeden
Baban seni everse
Büyük aşka düşmeden

Mani Örnekleri 7

Dere boyunda hindi
Hindiler suya indi
Oğlu olan düşünsün
Kızlar on bine bindi
Mavi başlık başında
Ateş yanar karşımda
Haklısın be yârim
Cahillik var başımda
Masa üstünde ibrik
İbrik üstünde ibrik
Yeni bir yar sevmişsin
Tebrik ederim tebrik